Tasarım

Grafiksel > Bloglar  > Tasarım
Tasarım

Herhangi bir ürününüzün tanıtımı sırasında ;
kullandığınız slogan -Biz Büyük Bir Aşk ile Çalışırız.,olsa ve baskıda
yapılan hata sonucu-Biz Büyyüg bir Aşk ile Çalışırız.a dönüşse?
Nasıl bir tepki gösterirdiniz?Yoksa çokta önemli değil ,kullanın gitsin,
zaman kaybetmeye gerek yokmu derdiniz?
Tabiiki hayır,asla onaylamaz ve kullanılmasına izin vermezdiniz.

Çünki;firmanızın tanıtımlarında kullanacağınız her yazılı,görsel ve işitsel materyal,
tüm müşterilerinizin,duygularına ve algılarına hitap etmek üzere tasarlandıysada,
direkt olarak sizin algınız ve itibarınız ile de ilişkilidir.

Sloganın basit ve net bir örnek olmasına rağmen:

Tanıtımı yapılan Bir ürün ve tanıtım materyali;şekil, renk, biçim,doku,anlam ve mesaj açısından
insani duyular ile algılanabilir ve tasarımın bütününe bakıldığı takdirdede,
büyük bir uyum ve dengede olmak zorundadırlar.tanıtım materyalinde, insan algısının
yakaladığı her hangi bir olumsuzluk(renk,kağıt kalitesi,yazı karakteri,baskı hatası vb. )
,ürünün kalitesi ve işlevi ile ilintili olmasa dahi,ürünün algısında olumsuzluğa neden olacaktır.

Başarı ve başarısızlık;ürünün kalitesiyle ilintili gibi görünsede,
tanıtım materyalinin,tasarım kaliteside;sonucu etkileyen en önemli faktörlerin başında gelir.

 


Yazması üç ayımı aldı, düşünüp tasarlaması üç dakikamı; bu birikimi sağlamak ise tüm hayatımı

F. Scott Fitzgerald


a)Görsel(grafik) tasarım:

Düşünmek,merak etmek ve öğrenmek....insanı insan yapan ve insanlık tarihinin
oluşumunu sağlayan,dürtüler.
pekii ya öğrenirken tad duyumuzun %1,dokunma duyumuzun %2 ,koklama duyumuzun %4,duyma duyumuzun ise %10
oaranında etkili olduğunu biliyormuydunuz?Ya görme duyumuz? Tam tamına % 83.....öyleyse karşımızdaki bir kişiye
masaj vermek ve kalıcı bir iletişim sağlamak istiyorsak,bunu,onun görsel algısına hitap edecek bir şekilde yapmamız gerekmektedir.
Böylece kişinin algısında en kalıcı ve öncelikli noktada olma şansını yakalayabiliriz.

Yapacak olduğumuz şey,aslında oldukça basit,sizinle birlikte müşterilerimize vereceğimiz mesajları belirliyoruz,
ve bizlerde;elimizdeki silahlarımızı kullanarak,bunu gerçekleştiriyoruz;çizgi,şekil,alan,boyut,doku ve renk ile....


Bir şeyi bir kere görmek, bin kere işitmekten değerlidir.

Çin Atasözü


b)Amblem ve logo:


Sizi ve firmanızı, en kısa şekilde anlatan semboller ve tipografik çözümlerdir.
hizmet ettiğiniz sektörü net ve kesin olarak ifade eden ,aynı andada
başka bir firmayı çağrıştırmayacak kadarda,özgün olması gereken tasarımlardır.
kullanmaya başladığınız andan itibaren ,kurumsal kimliğinizi ifade eden en önemli unsurların başında yer alır,
bu nedenle çok dikkatli seçilmesi ve uygulanması gerekir.Hataya yer olmayan bu noktada
Bilgi birikimimizi,sizlerle paylaşmak ve ,yanınızda olmak isteriz...


Bilgiye yapılan yatırım en yüksek kârı getirir.

Benjamin Franklin


c)Kurumsal kimlik:


Kurumunuzun algısını,birlik ve bütünlüğünü, her türlü platformda ifade edebilen;görsel,yazılı ve sesli ürünlerin bütünü,
Kurumsal Kimliğinizi oluşturur..
Müşterilerinizin gözünde;Kimlik karmaşası, yanlış algılama ve yanlış düşünmeye neden olacak tüm olumsuzlukların giderileceği
,önemli bir çalışma alanıdır.

İyi tasarlanan ve yönetilen ,kurumsal kimlik;faliyetlerinizin olduğu sektörlerde,güçlü görülmenizi sağlar ve
olumlu bir imaj algısını başlatarak,marka olma yolunda ,tüm engelleri ortadan kaldırır.Uzun ve hata payına yer verilmemesi gereken
ciddi ve profesyonel bir yaklaşım gerektirir.

Kurumsal kimliğinizin oluşturulması gerekli ,dendiğinde,eğer sadece amlem -logo ve web tasarımları aklınıza geliyorsa,
yanlış bir noktadasınız demektir.

Bahsettiğimiz kültür;çalışma ve davranış kuralları ile başlayan ,çalışanlarımızın kıyafet kültürünün oluşturulması,
şirket araçlarının görüntüsü,kurum binalarının görünümü vb.bir çok parametreyi içinde bulunduran ve yaşatan bir süreçtir.
Birlikte haraket eden ,aynı hedeflere kanalize olmuş,bunları gerçekleştirirken aynı kurallara uyan,aynı duygu ve düşünceyle hareket
eden,tüm ürün portföyü ile de aynı dili ve mesajları kullanan ,büyük bir aile oluşturmaktır.....

 

Bin yıllık bir şöhret, bir saat içerisinde oluşturulabilir.

Japon Atasözü

 

d)Süreli yayın:

 

Dergiler, magazinler,elektronik dergiler, sürekli olarak yayımlanan rehberler, yıllık faaliyet raporları ve
gazeteler den oluşur.Sizlerin aktarmak istediğiniz,mesaj,haber ve ürünlerinizi,daha önceden analiz edip oluşturduğunuz,
hedef kitlenize ulaştırmanızı sağlayan,araçlardır.
Bu nedenle ;süreli yayının içeriği kadar,ulaştıracağınız kitlenin profilide çok önemlidir.Her ikiside titizlikle seçilmelidir.

Yeni ürünlerinizi,mesaj,bilgi ve yeni gelişmeleri,hedef kitlenize aktarabiliyor olmanız,size zamandan tasarruf etmenizin yanında,
hedeflenen kitlenin doğru seçilmiş olmasından dolayıda,başarı şansınızın artmasını sağlar.
En önemli kazanımların başında ise;belli aralıklarla,müşterilerinize ulaşmış olmanız,sürekli onların yanında olduğunuz algısını verir,
bu önemsendikleri duygusunuda yaşamalarına neden olacağından,beraberleğinizide güçlendirecektir.
Yanlarında olduğunuzu hatırlatın.....

 


Unutkanlık hepimizde var. Hatırlamak bunun içindir.

 


Sleeping with the Enemy (1991)


e)Reklam kampanyası:


Öncelikle reklam yapmak ve reklam kampanyası yapmak arasında bir fark olduğunu ve aslında ayrı şeyleri
ifade ettiklrini söylerek söze başlamak isteriz.

Reklam;bir şirketin ürününün veya bir hizmetinin ,özelliklerini ve içeriğini,tüketicilerine aktarmasıdır.
Reklam kampanyası ise;Tamamen,tüketiciyi özendirecek, ilgisini çekecek ve onun önceden belirlenmiş davranışları göstermesini sağlayacak,
geniş çaplı ve iyi planlanmış tanıtımlardır.
Bu noktada tüketiciye ulaştırdığınız taze meyvelerinizi,tanıtırsanız,bu bir reklam olur,
Ancak;taze meyve tüketiminin ,insan sağlığına olan faydalarını anlatır ve tüketicilerde,davranış değişikliklerine neden olur ve meyve yemelerini
sağlarsanız....işte bu harika ve başarılı bir reklam kampanyası olur,aslında yapmış olduğunuz şey,markalaşma yolunda ,atmış olduğunuz büyük bir adımdır.

 


Bulunduğunuz odadaki en önemli kişi, bir sonra ki adımın ne olduğunu bilen kişidir.


James L.Webb